Skip to content

Barat Hacı – Doğu Türkistan

September 3, 2010

Barat Hacı 16 Ekim 1910 yılında Doğu Türkistan’ın Kaşgar şehrinde dünyaya geldi. Berat gecesinde doğduğu için adını Barat koydu babası. 1931 senesinde Doğu Türkistan’ın Kumul şehrinde Mançur-Çin istilacı hakimiyetine karşı Hoca Niyaz önderliğinde mücadele haberini duyan Barat Hacı,birkaç arkadaşıyla birlikte bu mücadeleye katıldı.Barat Hacı ayaklanmada etkin rol oynadı ve arkadaşlarıyla birlikte birçok bölgeyi kurtardılar. 1932 senesinde, Hoca Niyaz’ın Kaşgar çıkartmasını gerşekleştirdi. 1933 senesinde kurulan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti’nin ilanına kadar Kaşgar civarındaki bir çok ilçe ve köydeki çarpışmalara katıldı.

1937 senesinde Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti’nin yıkılmasıyla Barat Hacı’nın da hapishane hayatı başladı.İlk zindan deneyimi 1937-1942 arasında oldu. Çıktıktan sonra tekrar mücadele saflarına döndü.Barat Hacı’nın Doğu Türkistan’ın güney bölgelerindeki mücadeledeki azmi ve fedakarane tavrı Milliyetçi Çin’in yöneticilerini korkuya düşürdü ve tekrardan takibe başladılar. 1945’te kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin ilanına kadar birkaç defa ölüm tehlikesi atlatan Barat Hacı, kendi komutanlığında bir kaç bölgeyi işgalden kurtardı.

1952’ye kadar Doğu Türkistan ordusunda Binbaşı rütbesiyle görev aldıktan sonra, Kızıl Çin’in politikasına aldanan Doğu Türkistanlıların ordularını dağıtmaları üzerine Barat Hacı 1960’a kadar mücadeleyi ferdi olarak sürdürdü. Bu sırada Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin üst düzey yöneticileri, Çinlilerce teker teker idam edilmeğe başlandı. Daha alt görevlerde olanlar ise hapse atılmaya başlandı. Bu şekilde Barat Hacı’nın da ikinci hapis hayatı başlamış oldu. 1960’tan 1981’e kadar tam 21 sene Pantürkizm suçundan Çin Zindanlarında, hücrede kaldı Barat Hacı. 80 santimetre eninde bir metre uzunluğunda karanlık beton bir hücrede, elleri ve ayakları prangalarla bağlanarak, bir gün yiyip bir gün oruç tutarak 21 yıl direndi Barat Hacı. 1981 senesinde hapisten çıktığında 38 kiloya kadar düşmüştü. Barat Hacı hapisten çıktıktan sonra 1985’e kadar gözetim altında tutulmuş, 1993’te Türkiye’ye gelmişti.

Doğu Türkistan’da halen devam eden Çin Zulmünü tüm dünyaya haykırmak için zaman zaman Türkiye’de düzenlenen mitinglere uzun ak sakalı, başında dopbasıyla, bir elinde Al Bayrak diğerinde Gök Bayrak olduğu halde,gençlerin önünde katıldı. Kendisini Çin konsolosluğunun kapısına kilitlediği zaman defalarca ekrana yansıdı. 93 yıllık ömrünün neredeyse tamamını zulüm,işkence, gözyaşı ile cephede ve hücrede geçiren Barat Hacı, hac farizasını ifa edip ismi gibi hacı olduktan sonra Şubat 2003’te Mekke’de vefat etti.

Rabb’im Ondan razı olsun, mekanını Cennet eylesin inşallah. Doğu Türkistan halkının belki Suudi Arabistan ve Türkiye’den başka destekçisi yok, belki dünya orda yaşanan zulümlere sırtını dönüyor, belki düzenli bir devletleri de yok ama bu kararlılıkları ve azimleri, bağımsızlığa ulaşmak için direnmeleri tüm yaşananlara .. sanmıyorum, Müslüman olmasalar böyle olmazlardı.

Gerçekten o kadar acı bir olay ki, çevredeki Müslüman ülkeler dahi (kırgızistan, kazakistan, özbekistan, türkmenistan, tacikistan) ya Çin’in Filistin’e olan maddi desteğinden (iyimserlik yaparsak) ya da kendileriyle olan ilişkilerinden Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri görmezden geliyor. Doğu Türkistan halkı ne dinini öğretebiliyor çocuklarına, ne de başka bir eğitim veriliyor. Camilere giriş yasak. 2 çocuktan fazlası yasak, anne hamile olsa dahi, hamileliğinin son gününde olsa dahi, çocuk doğmuş büyümüş olsa dahi annenin gözleri önünde öldürülüyor. Bu çok kereler yaşanmış, hala da yaşanılıyor.

Vakti zamanında 1 milyon’a yakın okumuş, alim Doğu Türkistan’lı katledildi Çin hükümetince. Ardından ülkede öyle bir durum başladı ki, bir kişi özgürlükçü bir düşünce söylesin idam edilir oldu. Bir gün bu konuda bir yerde toplanan binlerce insan çinlilerce hiç sorgulanmaksızın öldürüldü ve cesetleri toplanıp götürüldü, sanki hiçbirşey olmamış gibi.

Barat Hacı ülkesini esaret altında görmek istemeyen bir Doğu Türkistan’lıydı. Bunun yüzünden de 22 yıl boyunca 1 metrelik bir hücrede çin işkencesine maruz kaldı. Ben ya da sen, eminim hiçbirimiz böyle bir yerde 1 gün bile değil, belki 1 saat durmaya dayanamayız ama o 22 yıl boyunca akıl sağlığına koruyabildi. Tek istediği ülkesini çin boyunduruğundan kurtarabilmekti.

Doğu Türkistan asla Çin’in olmadı. Aradaki, Türk akınlarını durdurmak için inşa edilen Çin seddinden belli bu. Ve çin’in Doğu Türkistan’a verdiği isim Sincan (Xin Jiang). Sonradan Fethedilmiş Hudut demek. Baştan beri onların değildi yani. Ama Doğu Türkistan’ın doğal zenginlikleri, madenleri, tarıma yatkın arazileri, ırmakları düşünülünce sömürge haline getirilmek istenmesinin nedeni ortaya çıkıyor.

Advertisements

From → Turkey

Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: